Son Güncelleme: 03.11.2026 20:04

"- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar: “Yetmişi, sekseni bulan ders sayılarıyla gençlerimizin belli bir alanda derinleşmesini bekleyemeyiz” “Yazmaya, projeye ve anlatıma dayalı yeni sınav usullerini benimsemek zorundayız” “Hedefimiz, mezunları dünyanın her yerinde aranan üniversitelerimizin sayısını artırmak” - Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinden Özvar’a “eğitim dört yıla çıkarılsın” talebi 3 Kasım 2026   Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı. Öğrencilere ve akademisyenlere hitap eden Özvar, üniversite eğitiminde daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenmeyi esas alan bir yapıya geçilmesi gerektiğini söyledi. Müfredatın sadeleştirilmesi ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin yenilenmesi çağrısında bulunan Özvar, öğrencilerin bilgiye ulaşmasının değil, bilgiyi kullanmasının, sorgulamasının ve yeni çözümler üretmesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Ahi Evran’ın ilmi, emeği ve ahlakı buluşturan anlayışının üniversiteler için taşıdığı öneme işaret eden Özvar, “Ahi Evran’ın ilmi, emeği ve ahlakı bir araya getiren anlayışı, bugün de üniversitelerimize yol gösterecek güçlü bir mirastır.” ifadelerini kullandı.   - Üniversitede bilgi aktarma dönemi değişiyor Eğitimdeki dönüşümün yalnızca yeni programlar açmak veya dijital imkânları genişletmekten ibaret olmadığını belirten Özvar, asıl meselenin üniversitelerde nasıl öğretildiğinin ve öğrencilerin nasıl öğrendiğinin yeniden düşünülmesi olduğunu söyledi. Bilgiye erişimin son derece kolaylaştığına, öğrencilerin dünyanın önde gelen üniversitelerinin ders içeriklerine telefonlarından ulaşabildiğine dikkati çeken Özvar, üniversitenin ve akademisyenin değerinin artık yalnızca bilgiye erişim sağlamak üzerinden tanımlanamayacağını belirtti. Bu gelişmenin akademisyenlerin önemini azaltmadığını, aksine bilgi birikimlerini, özgün bakış açılarını ve tecrübelerini daha kıymetli hâle getirdiğini vurgulayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencinin bir metinden ya da yapay zekâ aracından kolayca edinebileceği bilgiyi tekrar etmek yeterli değildir. Bizim görevimiz, gençlerimize düşünmeyi, sorgulamayı, bilimsel yöntemle araştırma yapmayı ve karşılaştıkları sorunlara çözüm geliştirmeyi öğretmektir. Bu sebeple, üzerinde ısrarla durduğumuz bir ilke var: Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme.” Öğrencilerin laboratuvarda, atölyede, sahada, işletmede ve araştırma projelerinde bizzat çalışmalarının önemine işaret eden Özvar, “Bir ders sınıfta başlayıp sınıfta bitiyorsa o dersin imkânlarından tam anlamıyla yararlanamıyoruz demektir.” şeklinde konuştu.   - “Sınıfın ötesine taşmak zorundayız” Üniversite eğitiminin yalnızca sınıftaki derslerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Özvar, “Artık sınıf eskisi gibi sınıf değil. Sınıfın ötesine mutlaka taşmak zorundayız. Üniversite eğitiminin sadece sınıftaki derslerle sınırlı olması üniversite eğitimini fevkalade daraltmaktadır. Hocalarımız öğrencilerimizle sadece sınıfta değil, sınıfın dışında da mutlaka bir araya gelmek zorunda. Bu konuda en büyük liderliği, en büyük dönüşümü yine hocalarımız yapacaklardır.” ifadelerini kullandı.   - “Teorik derslere çocukları boğmamak gerekiyor” Lisans programlarında müfredat ve ders sadeleştirilmesini öncelikli hedefleri arasında gördüklerini belirten Özvar, benzer içerikli derslerin birleştirilmesi ve gereksiz tekrarların kaldırılması gerektiğini söyledi. Özvar şöyle devam etti: “Yetmişi, sekseni bulan ders sayılarıyla gençlerimizin belli bir alanda derinleşmesini bekleyemeyiz. 70-80 tane ders öğrenen çocuk hangi alanda uzmanlaşacaktır? Artık teorik derslere çocukları boğmamak gerekiyor. Bu derslerin ve müfredatın mutlaka sadeleştirilmesi gerekiyor. Eğitimin niteliğinden ve mesleki yeterliliklerden taviz vermeden benzer içerikli dersleri birleştirmeli, gereksiz tekrarları kaldırmalı, gerçekçi bir ders yükü oluşturmalıyız. Böylece öğrencilerimize okumak, araştırmak, proje geliştirmek ve uygulama yapmak için daha fazla zaman açabiliriz.”   - Üniversitelere sınav sistemini çeşitlendirme çağrısı Öğretim yöntemleriyle birlikte ölçme ve değerlendirme anlayışının da yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, çoktan seçmeli sınavların kullanılabileceğini ancak ölçme ve değerlendirmenin bütünüyle bu yönteme dayandırılmaması gerektiğini söyledi. Çoktan seçmeli sınavların da bir ölçme usulü olduğunu, onlardan da istifade edileceğini Özvar, “Ama bütün ölçme ve değerlendirmeyi çoktan seçmeli sınav türüne yüklerseniz, ne öğrettiğimizi ölçemeyiz. Bir sürü ölçme ve değerlendirme tekniği var. Dolayısıyla mutlaka bunları çeşitlendirmek zorundayız.” dedi. Sınavların öğrencilerin öz güvenini geliştiren bir süreç olması gerektiğine dikkati çeken Özvar, “Sınav öğrencinin öz güvenini kırmak için değil, tam aksine öz güvenini kazanması için de yapılır. Eğer bir sınav öğrenciyi hayattan, hayattan zevk almaktan alıkoyuyorsa bu doğru değildir. Tam aksine sınav, bir öğrencinin öz güvenini kazanabileceği bir süreç olmak zorundadır.” ifadelerini kullandı. Sınıf başına düşen öğrenci sayılarının bölümlerde azaldığını belirten Özvar, öğrenci kalabalığının azaldığı bir ortamda aynı sınav türünde ısrar etmenin öğrenim kalitesini düşüreceğini söyledi. Bölüm ve fakülte kurulları ile üniversite yönetimlerinin bu konuda karar almasını isteyen Özvar, “Üniversitelerimizden, senato ve yönetim kurullarından adım atmalarını bekliyoruz. Yazmaya dayalı, projeye dayalı, anlatıma dayalı yeni usulleri benimsemek zorundayız.” şeklinde konuştu.   - Akademisyenlere ve öğrencilere yapay zekâ eğitimi Yapay zekânın eğitimde kullanımına değinen Özvar, teknolojik imkânlardan daha fazla yararlanabilmek için bu alandaki eğitimlerin kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti. Akademisyenlerin yapay zekâyı çoğunlukla kendi imkânlarıyla öğrenmeye çalıştığını söyleyen Özvar, üniversitelerin bu konuda eğitimler düzenlemesi gerektiğini ifade etti. Akademisyenlerin yanı sıra öğrencilerin de yapay zekâ eğitimi alması gerektiğini vurgulayan Özvar, “Yapay zekâ eğitimini bütün hocalarımız almak durumundadır. Bunu daha kurumsal bir düzeye taşımak lazım.” dedi. Yapay zekânın sunduğu imkânlardan yararlanırken bilimsel düşüncenin ve insan emeğinin temel belirleyici olmaya devam etmesi gerektiğine dikkati çeken Özvar, yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin tek başına doğru ve güvenilir bilgi olarak kabul edilemeyeceğini söyledi.   - Gazze’deki hekimlere Türkiye’de uzmanlık eğitimi Gazze’de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkânı bulamayan hekimlerin eğitimlerini Türkiye’de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini açıklayan Özvar, Türkiye’de nitelikli uzmanlık eğitimi alacak hekimlerin ülkelerine döndüklerinde Filistin halkına hizmet edeceğini söyledi. Türkiye ile Filistin halkları arasındaki köklü kardeşlik bağlarına işaret eden Özvar, “Bu desteği kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Yükseköğretim sistemini iş gücü piyasasında yaşanan değişime hazırlamak amacıyla yeni programları hayata geçirmeye devam ettiklerini bildiren Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni program açıldığını söyledi. Gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefleyen programların 160 üniversitede 724’e ulaştığını açıklayan Özvar, üniversiteleri yarının dünyasına hazırlamayı hedeflediklerini ifade etti.   - İlk yıl 550, beş yılda 3 bin genç araştırmacı Türkiye’nin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu araştırmacıların yetiştirilmesine yönelik çalışmaları anlatan Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programını başlattıklarını hatırlattı. Programın ilk yılında 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edileceğini bildiren Özvar, beş yılda toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Üniversitelerin araştırma kapasitesinin ülkenin ekonomik gelişmesine daha güçlü biçimde yansıması gerektiğine işaret eden Özvar, üniversitelerden daha fazla özgün teknoloji geliştirmelerini, sektörle daha güçlü iş birlikleri kurmalarını ve ülkenin ekonomik gelişmesine daha fazla katkı sunmalarını beklediklerini belirtti.   - Türk üniversitelerinin mezunları dünyada daha fazla tercih ediliyor Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki yükselişinin mezunların iş dünyasındaki başarısında da karşılık bulduğunu belirten Özvar, işverenlerin değerlendirmelerine dayanan 2027 Küresel Üniversite İstihdam Edilebilirlik Sıralamasında, mezunları en çok tercih edilen 300 üniversite arasında yer alan Türk üniversitelerinin sayısının dörtten altıya yükseldiğini açıkladı. Bu sonucun üniversitelerin kazandırdığı bilgi, beceri ve yetkinliklerin uluslararası iş dünyasındaki karşılığını göstermesi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Özvar, “Hedefimiz, mezunları dünyanın her yerinde aranan üniversitelerimizin sayısını artırmaktır.” dedi.   - Ahilik değerlerinden 2030 vizyonuna güçlü üniversite hedefi Törende konuşan Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra yerel yönetime ve sağlık hizmetlerine sunduğu katkılarla şehrin gelişmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Valilik ile üniversitenin yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade eden Demiryürek, şehrin ihtiyaçlarına çözüm ararken akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlandıklarını kaydetti. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de eğitim-öğretimden yerel ve bölgesel kalkınmaya, uluslararasılaşmadan yükseköğretimde kalite çalışmalarına kadar üniversitenin tüm faaliyetlerini Yükseköğretim Kurulunun 2030 vizyonu hedefleri doğrultusunda, ahilik değerleri üzerine inşa etmeye çalıştıklarını söyledi.   - Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinden eğitim süresinin uzatılması talebi Akademik yıl açılış töreninin ardından Özvar, Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Doç. Dr. Hilal Seki Öz ve 60 öğrenciyle bir araya geldi. Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, eğitim sürecinde yaptıkları çalışmalar ve katıldıkları etkinlikler hakkında Özvar’a bilgi vererek üç yıllık eğitim süresinin dört yıla çıkarılmasını istedi. Öğrenciler, Tazelenme Üniversitesinin hayatlarını değiştirdiğini söyledi. Özvar da öğrencilere müfredatlarında daha fazla spor ve yapay zekâ eğitimi görmek isteyip istemediklerini sordu. Öğrenciler, her iki alanın da eğitim programlarında daha fazla yer almasını talep etti."

Kaynak: YÖK
Devamını Oku
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Son Güncelleme: 03.11.2026 23:40

"Haber 7 - Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, Bilgi Evleri'nde üniversite hazırlık kurslarına katılan öğrencileri ziyaret etti."

Kaynak: Haber 7
Devamını Oku
Benzer Haberler
Haber Kataloğu